Koh Samui’nin palmiye gölgeli sahillerinin güzelliklerinin yanı sıra adaların gece hayatı da ilgimizi çekmiyor değildi. Koh Phangan’da yalnızca dolunay gecelerinde yapılan büyük bir parti olduğunu duymuştuk. Bu sebeple kalabalık olacağını düşündüğümüz için orada konaklamak gibi bir planımız yoktu ama dolunay gecesi orada olmak fikri fazlasıyla cazipti.
Otelin sunduğu sistem ise oldukça konforluydu: akşamüstü transfer, sürat teknesiyle geçiş, parti girişi dâhil organizasyon ve gece belirlenen saatlerde dönüş. Buraya kadar gelmişken ve fırsatımız da varken elbette bu deneyimi kaçıramazdık. Akşamüstü otelden alındık. Güneş yumuşamıştı; hava hâlâ nemli ama ışık altın rengindeydi. İskelede bekleyen kalabalığın enerjisi farklıydı; henüz müzik başlamamıştı ama heyecan başlamıştı.
Sürat teknesi karanlık denizin üzerinde adeta uçuyordu. Bu kadar insanı her ay buraya çeken şey tam olarak neydi?
Aslında Full Moon Party’nin hikâyesi oldukça sade başlıyor. 1980’lerin ortasında birkaç backpacker, dolunay gecesini kutlamak için Haad Rin Plajı’nda küçük bir doğum günü partisi düzenliyor. O dönem Koh Phangan bugünkü gibi bir parti adası değil; daha çok sakin, az bilinen bir durak. Ama dolunay gecesi yapılan o küçük kutlama kulaktan kulağa yayılıyor. Zamanla birkaç yüz kişilik plaj buluşması, on binlerce insanın geldiği uluslararası bir festivale dönüşüyor. Bugün hâlâ her dolunay gecesi düzenleniyor; hatta yoğun sezonlarda Half Moon ve Black Moon gibi alternatif etkinlikler de yapılıyor. Ama esas olan hâlâ dolunay gecesi.
Tekne Koh Phangan’a yaklaştığında ışıklar görünmeye başladı. Kıyıya vardığımızda, parti alanına doğru yürüdüğümüz bölümün ne kadar güzel olduğunu görünce hayran kaldım. Parti girişine vardığımızda herkese belirli bir bileklik takıldı; hem parti alanına giriş hem de dönüş transferi için kontrol niteliğindeydi. Bu kadar kalabalık bir etkinlik için akış şaşırtıcı derecede düzenliydi.

Parti, adanın güneyindeki ünlü Haad Rin Plajı’nda yapılıyor. Uzun ve geniş bir kumsal. Gece tamamen çökmüş ama karanlık değil. Sahil boyunca kurulan ışıklar, ateş şovlarının alevleri ve gökyüzünde asılı duran dolunay ortamı neredeyse sinematografik bir sahneye dönüştürüyor.
Sahil boyunca farklı müzik alanları kurulmuş. Elektronik ritimler, R&B, pop… Her bölümün enerjisi başka ama sahil tek bir kalp gibi atıyor. Kumların üzerinde çıplak ayak dans eden binlerce insan, neon boyalarla parlayan omuzlar ve yüzler, plastik kovalar içinde servis edilen içecekler…
Bu kadar kalabalık bir ortamda beklediğim kaos hissi ise şaşırtıcı biçimde yoktu. Evet, gürültü var. Evet, enerji yüksek. Ama aynı zamanda görünür bir güvenlik ve belli bir çerçeve var. Kaotik ama kontrolsüz değil. Herkes kendi kendine eğleniyor. Kimse birbirini rahatsız etmiyor. Gece ilerledikçe zaman algısı siliniyor. Bir noktada müzik, deniz kokusu, nemli hava ve dolunay tek bir deneyime dönüşüyor. Sadece dans eden bir kalabalığın içinde değilsiniz; sanki dünyanın dört bir yanından gelen insanların aynı anda “eğlenme” kararı verdiği bir anın içindesiniz.


Alan içerisinde sağlık, dinlenme ve güvenlik için ayrılan bölgeler var. İsterseniz gidip hizmet alabiliyorsunuz. Elbette küçük çaplı sıkıntılar da gözlemledik ama rahatsız edici değildi. Saat 2’ye yaklaştığında gerçekten yorulduğumuzu hissederek adamıza dönmek üzere bizi bekleyen sürat teknelerine doğru geri döndük.
Koh Samui’ye geri dönerken düşündüğüm şey şuydu:
Unutulmamalı ki Full Moon Party sadece bir parti değil.
Dolunay bahanesiyle kurulmuş dev bir özgürlük alanı.
Full Moon Party’ye Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Full Moon Party büyüleyici ama hazırlıksız giderseniz yorucu olabilir. O yüzden birkaç şeyi önceden bilmek gerçekten fark yaratıyor.
Öncelikle tarih konusu önemli. Parti her dolunay gecesi yapılıyor ama bazen Budist dini günlerine denk geldiğinde tarih bir iki gün kaydırılabiliyor. Gitmeden önce güncel takvimi kontrol etmek gerekiyor. Özellikle yüksek sezonda (Aralık–Mart ve yaz ayları) konaklama ve transferler hızla doluyor.
Konaklama seçimi kritik. Eğer Koh Phangan’da kalacaksanız Haad Rin bölgesi partiye en yakın yer ama o gece uyumak neredeyse imkânsız. Daha sakin bir deneyim istiyorsanız adanın kuzeyi daha mantıklı. Bizim gibi Koh Samui’de kalıp transferle gitmek ise konforlu bir alternatif.
Nakit taşıma meselesi de önemli. Plajdaki birçok yerde kart geçmiyor. Bu nedenle yanınızda sadece ihtiyacınız kadar para bulundurmak daha güvenli. Telefon ve değerli eşyalar için su geçirmez küçük kılıflar iyi bir fikir olabilir.
En önemlisi ise tempo kontrolü. Atmosfer insanı içine çekiyor ama gece uzun. Tropik sıcak ve nem düşündüğünüzden daha hızlı yoruyor. Bir de şunu bilmek gerekiyor: Full Moon Party bir kültür deneyimi değil, bir festival deneyimi. Tayland’ın ruhunu anlamak için tek başına yeterli değil ama Tayland’ın özgürlük ve organizasyon arasındaki o ilginç dengesini görmek için güzel bir pencere.
Önümüzdeki sayıda artık Tayland’a bir nokta koyup rotamızı bambaşka ülkelere çevireceğiz. Ancak Tayland, unutulmaz bir ülke olarak anılarımızda kalacak.
