Galatasaray, üst üste dördüncü, toplamda ise dört kere üst üste ikinci kez şampiyonluk ipini göğüsledi. Bu tarihi süreçte Okan Buruk muazzam bir rekora imza atarak; tıpkı Pep Guardiola gibi hem futbolculuk hem de teknik direktörlük kariyerinde bu mutluluğu dörder kez yaşama başarısı gösterdi.
Evet, Okan Buruk bu son şampiyonluk sürecinde çok eleştirildi. Hatta bir ara "Fatih Terim" sesleri bile yükseldi; ancak bu sesler abesle iştigalden öteye geçemedi. Nitekim bir hafta sonra alınan galibiyetle yeniden Okan Buruk sesleri yükselmeye başladı. Üstelik Okan Buruk Avrupa'da da başarı yakaladı; son 16 turunu gördü, Juventus gibi bir devi eleyerek son derece anlamlı galibiyetlere imza attı.
Avrupa arenasında kalıcı başarılar zaman ister. Bizim "Avrupa kupalarında her sene şampiyon olacağız, kupa kazanacağız" gibi bir lüksümüz yok; zira tüm takımlarımızın Avrupa'da başarı için belli bir süreye ihtiyacı var. Ancak Galatasaray; başkanı, yönetimi, futbolcusu, teknik heyeti ve özellikle sarsılmaz taraftarıyla rakiplerinden sadece bir adım değil, fersah fersah önde. Tabii bu durum ligdeki rekabetçiliği biraz zedeliyor ama gerçek şu ki Galatasaray çok iyi yönetiliyor; gerek sponsorlarıyla gerekse arazileriyle... Bakın, Rams Park'ın etrafında inanılmaz derecede güzel tesisler yaptırılıyor; voleybol sahası, basketbol salonu, yüzme havuzu ve dahası... Her şey var. Futbolcuların ve sporcuların kalacağı yeni tesisler yapılıyor. Yani Galatasaray geleceğe oynuyor.
Mayısın son haftası, 23 Mayıs'ta yeni yönetim kurulu seçimi var. Ben de genel kurul üyesi olarak gidip seçimde oy kullanacağım. Tek aday olsa da saygımızdan dolayı İzmir'den kalkıp Galatasaray Lisesi'ne kadar uzanacağız. Hem de dostlarımızı, abilerimizi, kardeşlerimizi görmüş olacağız.
Yıllardır Galatasaray'ı yakından takip ettiğim için biraz geçmişe gitmek istiyorum. Benim çocukluğum "kahır mektuplarıyla" geçti. Şu anda Fenerbahçelileri çok iyi anlıyorum; 12 senedir şampiyon olamıyorlar, 13. seneye girdiler. Ben de 14 sezon, yani 13 sene boyunca şampiyonluk görmeyen Galatasaraylı talihsizlerdendim. O süre zarfında hep Fenerbahçe şampiyon oluyordu, bir ara Trabzonspor araya girdi ve 3 sene arka arkaya şampiyon olarak bir efsane yazdı. Ama 2000 yılından sonra, yani UEFA Kupası'nın kazanılmasıyla Galatasaray'ın yükselişi başladı.
Kalıcı Başarının Adımları
Hem tesisleşme hem kadrolaşma hem de doğru yönetilme... Merhum Özhan Canaydın —Allah rahmet eylesin— ve sonra kulübün başına geçen yönetimler, Galatasaray'ı hep doğru yönettiler. Mustafa Cengiz, Galatasaray'ın bugünlere gelmesindeki en büyük mimarlardandır; maddi tabloyu o düzeltti. Dursun Özbek yönetimi kulüp borçlarını bitirerek Bankalar Birliği'nden çıktı. Sayılarla ifade edilemeyecek bir boyutta tesisleşme oldu. Şimdi Florya arazisi satışa sunuluyor, Riva keza öyle, Mecidiyeköy'deki eski stadın oradaki otel... Bunların hepsi Galatasaray'a yol, su, elektrik olarak geri dönüyor. Kombine ve forma satışları rekor seviyede. Şampiyon olarak 3 milyar TL'yi cebine koymuş oldu Galatasaray. Bunun yanında yayın gelirleri, şampiyonluk primi, federasyondan gelecek pay, Şampiyonlar Ligi'ne "merhaba" demesi... Bunların hepsi maddi güç demek. Ülkemizde artık futbol parayla dönüyor, her şey maddi güce dayanıyor. Ülkemizin ekonomik şartları da ortada ama Galatasaray bu konuda da rakiplerine muhteşem bir şekilde açık ara fark atmış durumda.
Diyeceksiniz ki: "Galatasaray Spor Kulübü sadece futbol mu?" Tabii ki değil; ama futbol bu işin şimendiferi. Futbol olmadan hiçbiri olmuyor; taraftarıyla, izlenme rekorlarıyla lokomotif o. Diğer branşlar da ivme kazanıyor. Sayın Mehmet Cibara kadın basketbol takımını, kulüpten aldığım haberlere göre mükemmel bir yere götürüyor. Hatta gelecek sene için şampiyonluk sözü verilmiş. Bir ara Galatasaray Kadın Basketbol Takımı efsanevi bir kadroyla Avrupa Şampiyonu olmuş; EuroLeague'i, yani en büyük kupayı almıştı. Hatta ben de oradaydım. Eski efsane yöneticilerimizden Ahmet Dedehayır’dan o günlere tekrar dönüldüğü müjdesini aldım.

Yeni Hedefler
Tabii ki şimdi hedef 27. şampiyonluk. Henüz 26. şampiyonluk süreci bitmeden taraftar 27. şampiyonluğu istiyor. Galatasaray 2023'te 23, 2024'te 24, 2025'te 25 ve 2026'da 26. şampiyonluğu elde etti. 2027'de de 27. şampiyonluk Galatasaray'ın asıl hedefi.
Önümüzdeki sezon için çok önemli transferler yapacaklar. Şu anda kesinleşmiş bir isim yok ama tıpkı geçen sene Leroy Sané'de olduğu gibi erkenden hamleler yapılıyor ve Bernardo Silva büyük bir ihtimalle Galatasaraylı olacak. Şampiyonluk bitime bir maç kala garantilenmiş olsa da kulüpte çalışmalar bitmedi, hatta yeni başlıyor. Büyük bir ihtimalle eski futbolcumuz Bafétimbi Gomis yeni futbol şube sorumlusu olacakmış. Futbolcuların başında eski bir futbolcunun olması açısından çok doğru bir karar; üstelik Gomis disiplinli ve Galatasaray'a bugüne kadar hiçbir leke getirmemiş bir isim. Açıkçası ben bu görevde enerjisi bana daha sıcak gelen Dries Mertens'i isterdim. Tabii bunları konuşmuşken bir de aidiyet meselesinden bahsetmek gerekiyor.
Galatasaray eski futbolcularına çok büyük jestler yaparken eski futbolcular da aynı şekilde karşılık verdiği için aradaki bağlar kopmadan korunmuş oluyor. Bu, diğer takımlarda olmayan bir fark. Bakın, Galatasaray şampiyon oldu; Mertens sahadaydı, Elmander antrenmandaydı, ilk olarak Sneijder, Drogba, Muslera ve Melo kutladı... Daha ismini sayamayacağım, eskiden bu formayı giymiş ve büyük hizmetlerde bulunmuş birçok futbolcu dünyanın her yerinden sosyal medya aracılığıyla Galatasaray'ı tebrik etti. Diğer takımlarda bu maalesef yok. Fenerbahçe eski futbolcularını mutfakta şilt vererek uğurlarken arkada yıkanmamış bulaşık görüntüleri vardı. Keza Beşiktaş'ta veya diğer takımlarda da benzer bir durum göremiyoruz. Aidiyet çok önemli ve Galatasaray da aidiyete ve aileye çok önem veriyor. Diğer takımlar da mutlaka önem veriyordur ancak Galatasaray oyuncularıyla birebir ilgileniyor. Bu da tabii beraberinde sevgiyi ve başarıyı getiriyor.
Ben haftalar öncesinden Galatasaray'ın şampiyon olacağını biliyor ve bütün çevreme söylüyordum. Neden mi? Çünkü antrenmanda hepsinin yüzü gülüyordu, maç bitiminde futbolcular çocuklarıyla birlikte tribünleri selamlıyorlardı. Bu sene takımın sekteye uğradığı bir dönem olsa da her takım, hatta ülkeler bile zaman zaman duraklama devirlerine girebilir. Galatasaray her şeye rağmen o kupayı tekrar müzesine götürmeyi bildi. Hepsini tebrik ediyor, ayakta alkışlıyor ve son olarak diyorum ki:
Her zaman ve her zaman, Mayıslar bizimdir.
Yalçın Dümer
Kapak görseli: https://www.instagram.com/p/DYIRqyPkQ2n/?igsh=dW8ydXJ2bWZsYTNq
