DANTEL ÖRTÜ

DANTEL ÖRTÜ

Üzerini dantel örtüyle kapattığımız, filmleri siyah beyaz gösteren, dublajlı sesleri taklit ederek sinemacılık oynadığımız, balkondaki anten çekmiyor diye apartmanların çatılarını anten tarlasına çevirdiğimiz, saatler yirmi üç olduğunda ekranda beliren bayrağımızla çalınan İstiklal Marşı'mızla düğmesine basarak kapanan, üstündeki örtünün ekrana indirilerek soğumaya bırakılan televizyonla ilkokullu yaşlarımızda tanıştı bizim nesil.

Ben en çok Tatlı Cadı dizisini, pazar sabahları oynayan kovboy filmlerini severdim. Daha sonraları Komiser Kolombo favorimdi hatta lisede felsefe öğretmenimiz aynı pardösüyü giydiği için aynı ismi vermiştik.

Televizyon örtüsü, ölçüleri diğer masa, sehpa, vitrin rafı ölçülerinden farklı olacak şekilde örülür. Kadınlar motif, renk, ipin kalınlığı konusunda birbiriyle yarışırdı. Laf aramızda benim de örmüşlüğüm vardır motifini tamamen kendimin yarattığı bir televizyon örtüsü.

Orta sehpa, yan sehpalar, yemek masası, vitrinin tüm rafları ve televizyon aynı desenle bezeli bir örnek örtülerle kaplanır hatta özel günlerde, bayramlarda çeyiz sandığından, saklanmış ikinci misafir takımı çıkarılırdı. Yine laf aramızda diyeyim benim de bir beyaz bir de kırık bej rengi takımlarım vardı çeyizim için. 'Kullandınız mı?' diye sorarsanız, belki üç belki beştir sermem.  Elbette, ‘Bunları ben ördüm‘ diyerek övünmeden olur mu? Söylendi.

Televizyonun dantel örtüsünün ayrı bir prestiji vardı ama kabul etmek lazım. Açılmadan önce ekrana sarkan ucu usulca kaldırılıp üstüne katlanır varsa biblo ya da resim çerçevesi şöyle bir yana kaydırılır, dantele yer açılırdı. Bazen örtü unutulur, televizyon açılınca ekranı kaplayan desenleri kimse görmek istemez evin küçüğü dikkatlice örtü kaldırma görevini üstlenirdi. Televizyon örtüsünü ellemek anneler tarafından verilen önemli bir nişandı, artık size ev işlerinde güvenildiğinin kanıtıydı. Hele bir de televizyon örtüsü örebilme aşaması vardı ki asıl nişanı o zaman alırdınız.

Örtünün altına saklanan televizyonların o yıllarda sigortaları sık sık ısınınca yanardı, ekranın arkasındaki kocaman tüpü bazen vitrinin televizyon için ayrılmış bölümüne sığmaz, televizyon ünitesi adıyla yapılan ayrı bir sehpaya konumlandırılırdı.

Evde televizyon olması ayrı bir prestij olup televizyonu olan komşulara gece gezmesine gidilerek merak giderilir, sevdiği dizinin olduğu akşam seçilerek bir taşla iki kuş vurulurdu.

Şimdilerde, sadece nostaljik olarak dekore edilen köy evi konseptli gezilerde görebildiğimiz, antika meraklısı kişilerce toplanıp sergilenen danteller kullanılmıyor.

'El emeği göz nuru' derdi anneannem; her dönemin el tuttuğu, gözün kaydığı değişiyor. Akıllı telefonlara alınan süslü püslü, resimli, çıkartmalı kılıfları televizyon örtülerine benzetiyorum. Neticede maksat aynı maksat. Ha dantel örtü ha plastik kılıf; kullanmadığında korunsun yeter. Dantel örtüsü devri bitti, akıllı telefonlar da yakında yerini göz merceğine takılacak çiplere bırakacakmış. Dantelli çip yaparlar mı?

 

Fazilet Kirtay

Yazar Fazilet Kirtay

1968 Yılı İzmir doğumludur. Bir erkek evlat annesidir. İlkokulu ve ortaokulu Bandırmada, liseyi parasız yatılı olarak İzmir'de okumuştur. İlk öyküsünü...[Devamını oku]
Başatılı bir şekilde üye oldunuz First Magic | Dijital Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi
Great! Next, complete checkout to get full access to all premium content.
Tekrar hoş geldiniz! Başarılı şekilde giriş yaptınız.
Giriş yapılamıyor. Lütfen tekrar deneyin.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Error! Stripe checkout failed.
Success! Your billing info is updated.
Billing info update failed.