Güneş, Deniz ve Gökyüzü

Güneş, Deniz ve Gökyüzü

Yolculuk başlamıştı. Birbirinden farklı şehirlerden toplanıp bir araya gelerek dinlenmek, eğlenmek ve yeni yerler keşfetmek için hazırdık. Uzun bir yol olacaktı. İlkbaharda hava ne sıcak ne de çok soğuktu; tam da “gezmelik” dediğimiz bir zamanda başladı her şey.

Tanıştık, kaynaştık. Gençler kimi arkada, kimi önde oturdu. Yolculuk boyunca bizler ortalardaydık. Sonra ufaktan Güneş’le sohbete başladık. Güneş gibi doğdu yüzü; pırıl pırıldı.

“Ne kadar güzel bir yüzünüz var,” dedim. Sonra sohbet koyulaştı. Samimi, doğal, candan, güler yüzlü, neşe dolu bir insandı. “Ne güzel bir arkadaşım oldu,” dedim içimden. Meğer dışımdan da söylemişim.

Güneş yanımızdan hiç ayrılmıyordu. Bu benim için büyük bir mutluluktu. O bunu çoktan hissetmişti aslında. Bizi rahatsız etmek istemediğini söyledi. O kadar ince düşünceli ve naifti ki… Aldığım enerji beni ona daha da yakınlaştırdı. Gökyüzü de bizimle birlikte olmaktan çok mutluydu.

Olduğumuz gibiydik. Belki de aynı yıllarda, birbirinden habersiz farklı yerlerde büyümüştük. Artık zaman gelip bizi buluşturmuştu. Hayatıma giren insanlar benim için hep değerliydi fakat bu defa çok farklıydı. Gökyüzü bile usul usul fısıldıyordu. Her şey heyecan verici olmaya başlamıştı. Sihir gibiydi.

Yolculuğun verdiği heyecanla çok da farkına varmamışız; hepimiz oldukça yorulmuştuk. Güzel yerler geziyor, yeni yerler görüyorduk. Elbette can sıkıcı şeyler de oluyordu. Ama çok aldırış etmeden yolumuza devam ettik. Olumsuzluklar, bizim enerjimiz karşısında korkup kaçıyordu sanki.

Biz gönlümüzü, zihnimizi, kalbimizi, ruhumuzu ve bedenimizi hep ferah tuttuk. Anın tadını çıkardık. Baş başa kaldığımız anlarda, denizi ısıtan Güneş sıcacıktı; içtendi. Deniz ısındı. Gökyüzü ise koruma kalkanımızdı.

Ayrılmak istemiyorduk. Çok güzel anılar biriktirmiş, güzel anlar yaşamıştık. Kısa zamanda o kadar çok şey paylaşmıştık ki…

Sonunda ayrılık vakti geldi. Uçağa geç kalmıştık. İsimlerimiz anons edildi. Sohbete dalmış hâlde son anda uçağa yetiştik. Uçaktan indikten sonra vedalaşma zamanı geldiğinde, Güneş’in gözleri dolmuştu. Deniz ve Gökyüzü de yutkundu. Çünkü çok güzel bir insan kazanmışlardı.

Bu dostluk sonsuza dek sürecekti. Gözler yalan söyleyemezdi.

Sevgili okurlar, sizler de bir gün, bir yerlerde, Güneş gibi parlayan, mucize gibi insanlarla tanışır ve güzel dostluklar kurarsınız umarım.

Kalbiniz kadar güzel olsun yarınlarınız.
Sevgiyle kalın 💙🌞💫

Burçin Özkan

Burçin Özkan

Yazar Burçin Özkan

İstanbul’un köklü semtlerinden Çengelköy’de doğup büyüdüm. Evli ve bir evlat annesiyim. Çocukluğum; Boğaz’ın eşsiz manzarası, mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri...[Devamını oku]
Başatılı bir şekilde üye oldunuz First Magic | Dijital Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi
Great! Next, complete checkout to get full access to all premium content.
Tekrar hoş geldiniz! Başarılı şekilde giriş yaptınız.
Giriş yapılamıyor. Lütfen tekrar deneyin.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Error! Stripe checkout failed.
Success! Your billing info is updated.
Billing info update failed.