Ve şimdi, kelimelerin bittiği yere geldin. Bu kitap, bir bilgi yığını olarak değil, bir frekans anahtarı olarak kalbinde yer etsin. Sen bu satırları okurken kuantum alanında binlerce olasılık kapısı açıldı ve kapandı. Şimdi tek bir olasılık kaldı: Senin “sende olan” ile olan randevun.
Müdahale etme isteğin çözüldüğünde, hayatın mucizelerine sadece şahitlik edeceksin. Birlik titreşimini duymaya başladığında, yalnızlık bir masal gibi silinip gidecek.
Ve sen, ilk kez gerçekten anlayacaksın; sadece olduğun yerde durman yeterliydi.
Çünkü sen, zaten varılmak istenen o yerin kendisisin.
İstersen bundan sonra;
Bir isim olma, bir sıfat olma... Sadece bir bakış ol.
Sadece bir tanık ol.
Çünkü okyanus, damlaya bakınca kendini görür; sen de evrene bakınca Kendini gör.
Birlik ile. Bizlik ile. Sadece... Olarak.
Ben hayatım boyunca hep bir kapı aradım, hayat içimden geçti sonra öğrendim ki kapı “BEN”mişim meğer...
Sen ne istediğini net olarak bilmezsen sistem de sana nasıl yardım edeceğini ve sana ne sunması gerektiğini bilemez. Sözlerinde, niyetlerinde ve davranışlarında NET OL... Netlik, çekim yasasını daha hızlı çalıştırır...
Eliz Emrah Oktay
Antalya
