AH ŞU SOSYAL MEDYA -2-

AH ŞU SOSYAL MEDYA -2-

1985-86 yıllarında, benim için telsiz furyası vardı örneğin; babam ve annemle yaşadıklarım, şimdiki ebeveyn-çocuk ilişkisi gibiydi. Az macera yaşamadım ben de. En büyük hobisi balık tutmak olan babam, eve telsizlerle geldiği gün en çok annem sevinmişti. Babam dalga, fırtına demeden kardeşimle beni alarak balıkçılık deyimi olan sabah ve akşam suyu yapardı muhakkak… Uzun bir zaman hayatı, kocama, çocuklarıma bir şey olursa korkusuyla ve beklemekle geçen annem sevinmekte haklıydı. Üstelik babam kalp hastasıydı ve henüz bir kriz atlatmıştı. Telsiz mucize gibi girmişti hayatımıza. Bundan böyle geç kaldığında, merak ettiğimiz her saniyede babamla konuşabilecektik.

Evde telsizli ilk günümüzdü. Babamı, “Rastgele,” deyip balığa gönderdik. Doğrusu bayağı heyecanlıydık. Annemin de ısrarı ile bir müddet sonra anonslarımıza başladık. Babamın tam çipura sürüsüne denk geldiği sırada, hem de Hekim Adası’nda, balığın işaretine oturmuş “Hey maşallah,” dediği anda, bizim anonslar çınlamaya başlamıştı o güzelim sessizlikte. Olta balıkçılığı yapanlar bilirler, fazla ses olmaması gerekir. Babam balıklara yoğunlaşıp bize çok pas vermemişti. Eve döndüğünde, kapatmış olduğu telsizi elime verdi. Bizim ailenin tedbir amaçlı alınan telsiz macerası o gün bitti.

Telsizin biri benim, diğeri kardeşimin olmuştu. Telsizime alışmak ne demek, hemen bütünleşiverdik. Yazışma yok, konuşuyoruz. Bayağı gürültülü bir alet, cızırtılı bir şeydi. En yakın arkadaşlarım da aldılar. Herkes memnun. Telefon konuşmalarımızdan dolayı sürekli meşgul olan ev telefonlarımız ve bu sebepten yüksek gelen faturalar rahatlamıştı.

Yaz bitti, okullar açıldı. Hiç uyumadan okula giderdim. Nasıl bir tutkuysa mezuniyetimde andaçta bile telsizimden ve telsiz kodumdan bahsedilmişti. Şimdiki cep telefonları ile benzeyen yanları vardı. Gece sessizlikte telsiz ısınırdı, yatağın içi neredeyse 40 derece olurdu, ben babama ve anneme yakalanmadan konuşmaya çalışırdım. Pil yetiştiremezdim; şimdiki “internet paketim bitti”ye yakın gelen bir cümle. Bir arkadaşımdan adaptör buldum, onu da sınırsız internet gibi düşünürsek benzeyen yanları bulduk. Prize takarken gece sessizliğinde yan odada yatan babama, anneme yakalandım. İlk vukuattı, biraz ağır oldu, neyse anlaştık bizimkilerle. O sene başka bir okula geçtiğim için ilkokuldan beri birlikte olduğum sevgili arkadaşlarımdan ayrılmıştım. Ve meşhur kız kıza konuşmaları, her dönemde olduğu gibi o zaman da vardı. Hep var olacaktır.

Zor şartlar altında konuşurdum, nefes almak için yorganın altından çıkıp konuşayım derken babama kaç kez yakalandım bilmiyorum. Annemle babamın kızma sebebi uykusuz kalmamdı, onu biliyordum. Hiçbir gün elimden telsizimi almadılar. Arabanın aküsünü bitiriyor olmama, anteni taktığım yerin çizik ve tahriş olmasına rağmen… Yunanistan ile uzun mesafe görüşme yapacağım diye gece yarılarına kadar benimle Güvendik Tepesi'nde araba içinde oturmalarının tadına paha biçilemezdi. Ben, “Amatör telsizcilerle uzun mesafe yarışmasına katılacağım,” dediğimde hep yanımda oldular. “Bu telsizle mi katılacaksınız yarışmaya?” deyip beni yarışmaya kabul etmeyen organizasyon başkanının sözlerinden sonra, ya daha ileri model bir alet ve ona bağlı donanım alacaktım ya da bu iş burada bitecekti. Babam taraftar olmadı, “Sana bir faydası olacağını düşünmüyorum,” dedi. “Ben de öyle,” dedim. Çok haklıydı. Ortak karar almış, orta noktada birleşmiştik. Onlara göre çok gerekli değildi, bende ise bugünlerde konuşulacak ve hatta yazılacak, tecrübe edilmiş bir anı olarak kaldı.

Ve onların tek sıkıntıları uykusuz kalıyor olmamdı. Evde üzerime düşen her görevi yapardım. Sosyal faaliyetlerimden hiç geri kalmadım, gündüz hiçbir zaman o kadar çok uyumadım. Bir tek uykusuz kalmamdı sıkıntıları… Ve telsiz maceram iki sene sonunda bitmişti. Üniversiteyi kazanmış, hem de babamın yanında işe girmeye karar vermiştim. O gün, o anki kararım öyle çıkmıştı ağzımdan.

Ne kadar sürdü ki telsizli günler, anı oldu. Bu da geçiyor ve yerini başka bir şey alacak. Ah sosyal medya, sen hiç bitmezsin ki… Bizim istediğimiz, toplum olarak senin hayrını görebilmek.

Nuray Çetingöz

Nuray Çetingöz

Yazar Nuray Çetingöz

1967 Yılında İZMİR Konak'ta doğdu ilk, orta, lise  ve mesleği ile ilgili üniversite eğitimlerini İzmir'de tamamladı. Dedesi ve babası...[Devamını oku]
Başatılı bir şekilde üye oldunuz First Magic | Dijital Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi
Great! Next, complete checkout to get full access to all premium content.
Tekrar hoş geldiniz! Başarılı şekilde giriş yaptınız.
Giriş yapılamıyor. Lütfen tekrar deneyin.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Error! Stripe checkout failed.
Success! Your billing info is updated.
Billing info update failed.