Doğanın Tamamladığı Eser

Doğanın Tamamladığı Eser

Kent, Doğa ve Seramik Üretimi Üzerine Bir Deneme

“Bir kentte hayran kaldığın şey onun yedi ya da yetmiş yedi harikası değil, senin ona sorduğun bir soruya verdiği yanıttır." — Italo Calvino

Kentte yürürken çoğu zaman gözümüz yüksek binalara, kalabalıklara ve sürekli değişen vitrinlere takılır. Oysa şehrin asıl hikâyeleri çoğu zaman göz hizamızın çok altındadır.

Bir kaldırım taşının arasından usulca yükselen küçük bir filiz, eski bir duvarın yüzeyine tutunan yosun ya da bir mazgalın kenarında kendine yer açan incecik bir ot… Günlük telaş içinde fark etmeden yanından geçtiğimiz bu küçük ayrıntılar, kentin en görünmez ama en dirençli hikâyelerini anlatır.

Belki de bu yüzden bazen küçücük bir yeşil filiz karşısında durup istemsizce gülümseriz. Çünkü insan, varoluşu boyunca doğanın ritmi içinde yaşamış bir canlıdır. Toprağın kokusu, yağmurun sesi, rüzgârın serinliği ya da yeşilin farklı tonları bize yalnızca güzel görünmez; sanki insanın çok eski bir hafızasına dokunur.

Modern kentler, insanın doğayı düzenleme ve kontrol etme arzusunun en görünür ürünlerinden biridir. Beton, asfalt ve çelik yaşamı kolaylaştırırken, doğayla kurduğumuz ilişkiyi de giderek görünmez kılar. Ağaçlar planlanmış alanlara, çiçekler peyzaj düzenlemelerine, toprak ise belirlenmiş sınırlar içine çekilir. Fakat yaşam, çizdiğimiz sınırları pek önemsemez. En dar çatlaklardan, en sert yüzeylerden bile kendine bir yol bulur. Belki de doğanın bize söylediği en önemli şey budur: Yaşam vazgeçmeyi bilmez.

Walter Benjamin'e göre kent, yalnızca mimari yapılardan oluşmaz; zamanın ve insanların bıraktığı izlerle katmanlaşan yaşayan bir metindir. Bu düşünceyi aklımda taşıdığımda, kaldırım taşlarının arasından çıkan küçücük bir filiz bana başka türlü görünmeye başladı. O artık yalnızca bir bitki değil; kentin hafızasına düşülmüş sessiz bir not gibiydi. Doğa, şehrin yüzeyine kendi cümlelerini yazmaya devam ediyor; biz ise çoğu zaman onları okumayı unutuyoruz.

Fransız peyzaj mimarı Gilles Clément de dikkatimizi tam bu görünmez alanlara çevirir. Yol kenarları, duvar dipleri, terk edilmiş arsalar, kaldırım çatlakları… İnsan müdahalesinin azaldığı bu küçük boşluklar, onun "Üçüncü Peyzaj" adını verdiği yaşam alanlarıdır. Buralar doğanın yeniden söz aldığı, kendi ritmini kurduğu yerlerdir; şehirlerin hâlâ nefes alabildiği boşluklar…

Parc Matisse, Gilles Clément

Antropolog Tim Ingold ise insanın doğanın dışında yaşayan bir varlık olmadığını söyler. Ona göre dünya, birbirinden bağımsız nesnelerin toplamı değil; sürekli örülen canlı bir ilişkiler ağıdır. Belki de bu yüzden kentte karşılaştığımız küçücük bir filiz bize yalnızca doğayı değil, kendimizi de hatırlatır. Çünkü biz de o büyük yaşam ağının sessiz bir parçasıyız.

Sanatın en etkileyici yönlerinden biri, tam da bu görünmeyeni görünür kılabilmesidir. Sanat her zaman yeni imgeler üretmez; bazen yalnızca zaten orada olanı yeniden fark etmemizi sağlar. Andy Goldsworthy'nin yapraklarla, taşlarla ve buzla kurduğu geçici düzenlemeler;

ya da Agnes Denes'in New York'un gökdelenleri arasında yetiştirdiği buğday tarlası, doğayı temsil etmekten çok onunla birlikte düşünmeyi önerir. İzleyiciye büyük cevaplar sunmaz; yalnızca bakışını yavaşlatır.

Agnes Denes, Buğday Tarlası

Belki de bu yüzden zamanla kentte yürürken en çok yağmur mazgallarına bakmaya başladım. Günlük yaşamda neredeyse görünmez hâle gelen bu sıradan kent elemanları, dikkatle bakıldığında doğa ile insan arasındaki sessiz karşılaşmaların izlerini taşıyordu. Kenarlarından çıkan küçük filizler, aralarına yerleşen yosunlar ya da rüzgârın taşıdığı tohumlar bana her defasında aynı şeyi düşündürdü: Yaşam, en beklenmedik yerlerde bile kendine bir yol bulabiliyor.

Bu gözlemler zamanla seramik çalışmalarımın çıkış noktasına dönüştü. Atölyede mazgal biçimlerini yeniden üretirken onları yalnızca estetik bir nesne olarak ele almak istemedim. İçlerinde toprağın ve tohumun yer bulabileceği küçük boşluklar bıraktım. Sonrasında ise sürece müdahale etmek yerine beklemeyi seçtim. Toprak kendi zamanını kurdu, tohumlar filizlendi ve seramik yavaş yavaş değişmeye başladı. O zaman fark ettim ki ben yalnızca başlangıcı hazırlıyordum; eseri tamamlayan ise doğanın kendisiydi.

Bu süreç bana sanatın bazen üretmekten çok dinlemek olduğunu öğretti. Seramik, ateşle dönüşmüş toprağın hikâyesiydi; filiz ise aynı toprağın yaşamla kurduğu yeni cümleydi. İkisi bir araya geldiğinde ortaya yalnızca bir sanat nesnesi çıkmadı. Zamanın da ortak olduğu, yaşayan küçük bir ekosistem oluştu. Belki de sanatın en güçlü yanı tam burada saklıdır: Kontrol etmek yerine birlikte var olmayı önermesinde.

Bugün dünyanın birçok kentinde doğayla yeniden ilişki kurmanın farklı yolları aranıyor. Dikey ormanlar, eski demiryollarının parklara dönüştürülmesi, yağmur bahçeleri ve kent bostanları… Bütün bu örnekler bize aynı soruyu yöneltiyor: Kent gerçekten yalnızca insanların kurduğu bir düzen mi, yoksa doğanın da her gün yeniden yazdığı ortak bir yaşam alanı mı?

Bu sorunun kesin bir cevabı olmayabilir. Belki de önemli olan cevap değil, bakışımızı değiştirebilmektir.

Bir dahaki yürüyüşünüzde biraz yavaşlayın. Gözünüzü yere de çevirin.

Belki iki taşın arasından yükselen küçücük bir filiz göreceksiniz.

Belki bir mazgalın kenarında yeşeren yosunu fark edeceksiniz.

Belki de o an anlayacaksınız ki kent, yalnızca betonun ve çeliğin değil; sabırla büyümeye devam eden yaşamın da evidir.

Ve belki de sanatın bütün çabası budur.

Bize yeni bir dünya göstermek değil, her gün içinde yaşadığımız dünyaya yeniden bakmayı öğretmek.

 

Dr. Canan SALMAN

Canan Salman

Yazar Canan Salman

Dr. Canan Salman (d. 1978, Balıkesir), sanat-tasarım alanında çalışan sanatçı öğretmen ve araştırmacıdır. Sanatta...[Devamını oku]
Başatılı bir şekilde üye oldunuz First Magic | Dijital Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi
Great! Next, complete checkout to get full access to all premium content.
Tekrar hoş geldiniz! Başarılı şekilde giriş yaptınız.
Giriş yapılamıyor. Lütfen tekrar deneyin.
Success! Your account is fully activated, you now have access to all content.
Error! Stripe checkout failed.
Success! Your billing info is updated.
Billing info update failed.